1973'te Arap-İsrail savaşı ve Opec'in (Petrol İhrac Eden Ülkeler Birliği) açıklamalarıyla yaratılan petrol krizi neticesince; petrolün varil fiyatında 2.5 $'dan 11$'a kadar hızlı bir yükseliş yaşandı. Dünya ilk petrol krizi ile karşı karşıyaydı. Sonraki 10 yıl içerisinde petrol fiyatlarındaki yükseliş bir türlü hız kesmedi ve bir zamanlar 2.5 $ olan petrolün varil fiyatı 34 $'lara kadar yükselmişti (Bizler şu günlerde petrol varil fiyatının 150 $'dan 50 $'a geri gelmesine seviniyoruz.). Böylece kaslı Amerikan otomobilleri bütçeleri fazlasıyla yormaya başlamış ve tüketiciler artık daha ekonomik, küçük motorlu otomobillere doğru yönelmişti. Fakat Yamaha Ar-Ge'sinin bu kriz ortamını kendi lehine çevirecek parlak bir fikri vardı; "Kaslı Amerikan otomobillerinin yerini alabilecek kaslı bir motosiklet".
Yıllardan 1984, proje müdürü Akira Araki ve ekibinin Amerikalı tüketicileri kalbinden vuracak, çok güçlü bir motosiklet projesi üzerindeki çalışmaları bitmek üzere. Projenin ismi: "V-Max". Yaklaşık 3 yıl süren proje, 1984'te V-Max'ın Los Angels Motosiklet Şovu'nda lansmanının yapılması ile tamamlandı. Konu ile ilgili Akira Araki; "O zamanların en güçlü ve en hızlı motosikletini yapmamız gerekiyordu. Ve görünen oydu ki biz başarmıştık!" diyor.
Gerçekten de başarmışlardı. 1985 yılında satışına başlanan Yamaha V-Max 400 metre drag yarışlarında tüm rekorları altüst etmişti. Yamaha'nın kas yığını düz çizgide karşısına çıkan otomobil, motosiklet ne varsa hepsinden hızlıydı. Motosiklete Avrupa'dan da talep gelmeye başlayınca, V-Max bazı küçük değişiklikler ile Avrupa pazarında da satılmaya başlandı. Satışlar okadar iyi gidiyordu ki Yamaha V-Max'ın bir boy küçüğünü de üretme kararı aldı. Başlangıçta akıllarda 750 cc'lik V motorlu bir model tasarlansa da daha sonra bu fikir değişmiş ve mevcut paralel 4 silindirli FZ750 motorunun kullanılması karara bağlanmıştı. FZ750 motoru şaseye 45 derecelik açıyla konumlandırılarak FZX750 projesi kısa zamanda tamamlandı. Küçük V-Max Amerika'da FZX750 Avrupa'da ise Fazer ismi ile satıldı.
İki-üç sene içerisinde V-Max kült bir model olarak motosiklet tarihindeki yerini aldı. Model 90'lı yıllarda özellikle Fransa'da çok tutuldu. Yamaha 1999'da V-Max'ı yenilemek yerine MT-01 modelini öne çıkardı. Fakat 2 silindirli MT-01'in V4 efsanesinin yerini tutması çok zordu. Bunu, satışları analiz eden Yamaha yetkilileri de 2 sene geçmeden onayladı. Böylece yeni bir proje gündeme geldi; "VMAX" (Yamaha yeni modelin ismini değiştirmek yerine sadece V-Max şeklindeki yazılışı VMAX olarak değiştirdi).
2005 yılına gelindiğinde yeni VMAX konsepti Tokyo'da ilk defa görücüye çıktı. Bu sıralarda Suzuki'de B-King modeli ile atağa geçmişti. Böylece VMAX fanatiklerinin beklentileri artmıştı. Genel görüş yeni VMAX'ın 200 beygir gücünde olması gerektiği yönündeydi.
Efsanenin doğuşundan tam 24 sene geçmesinin ardından perdeler yavaş yavaş aralandı. 2008 itibariyle yeni VMAX artık fuarlardaki yerini almıştı. 1679 cc, 200 bg ve 166 nm tork değerlerine sahip olan V4 motorlu yeni VMAX'ın satışına 2009 Aralık itibariyle başlanacak. İlk sezon için 2500 adet üretilecek olan model için hayranları şimdiden VMAX için sıraya girdi.
Ahmet Köseoğlu
Motoron

Efsane olan V-Max modeli; 1200 cc 145 bg V4 motora sahip
Küçük V-Max olarak lanse edilen FZX 750 (Avrupa'daki ismiyle Fazer)
Nitrojen Oksit (NOS) modifiyeli V-Max
Tokyo'da ilk defa görülen yeni VMAX konsepti.
1679 cc'lik V4 motorlu 200 bg ve 166 nm tork gücündeki yeni VMAX
