05 Aralık 2008 Cuma
Hakkımızda | Son Sayı | Editörden | Künye | Abonelik | Alış Veriş | 2. El | Showroom | 2008 Kataloğu | İletişim
Yarışlar
Motosiklet & Scooter
Geziler
Sektörel Haberler
Fuarlar
Yazarlar
Motoron'dan Haberler
Motoportre
Parallelworld
 
E-posta   
Şifre   
Şifremi unuttum I Üye olmak istiyorum
Lazy Rider | Yetkisiz Servis | Betül Baser | Yavuz Taskiran | Rauf Gerz | Burcu Akdemir


Boyalı kuş

“Çoğu insan, birbirinin aynıdır. Onların düşünceleri, başkalarının fikirleridir. Onların hayatları taklit, duyguları alıntıdır.” Oscar Wilde

05.10.2007

Farklı olmayı anlatmaktadır “Boyalı Kuş” isimli romanında Polonyalı yazar Jerzy Kosinski. Avrupa’nın Katolik ve Ortodoks ortamlarında, ikinci dünya savaşı sırasında ailesi tarafından korunmak amacıyla sokağa salıverilmiş kara kafalı bir Musevi çocuğun Nazi baskısı altındaki sarışın bir Avrupa’da yaşadıklarını.

 

Kara mizahın ve trajedinin büyük bir ustası olan Kosinski, insanoğlunun doğasındaki iyiliğin ve kötülüğün birlikteliğini sıklıkla hatırlatır bize. Romanın en etkileyici yeri küçük çocuğun bir kuşçunun himayesine sığındığı günlerde geçen bir anıdır. Kuşçu hayatla ilgili çok şey öğretse de, zaman zaman kötü davranabilen, karanlık tarafı da olan bir adamdır. Ve bu adam bir hayat dersi verir bizlere: Boyalı Kuş’un hikayesi.

 

Bazı günler kuşçu sırf eğlence olsun diye pazarda satmak üzere yakaladığı kuşlardan birine eziyet etmeye karar verir. Kuşu alıp değişik renklere boyar ve bir kafese kapatıp çayırın ortasına koyar. Kuşun sesini duyan sürü bir süre sonra tepesinde dönmeye başlar. Derken adam büyük kötülüğünü yapar ve kuşu salıverir. Yükselip sevinçle arkadaşlarının arasına karışan rengarenk bu kuşu sürü kendine benzetemez ve önce şaşkınlıkla etrafında döner. Daha sonra ise farklı olmanın acımasız cezasını keser ve boyalı kuşu hep birlikte saldırarak parçalarlar. Bu senaryo her seferinde aynı şekilde tekrarlanır. Farklı olmanın cezası sabittir.

 

Kendinden farklı olanı insanoğlu da aynı şekilde cezalandırır. Yüzyıllar boyunca dil, din, ırk ve kültür ayrımcılığının kanla belirlediği sınırların bugün iyice cılızlaşmış bir hümanizmle ortadan kalkması olsa olsa safdilli hayalimizdir. Cicili bicili medeniyet düzeyimize rağmen bugün halen devam eden savaşlar, kültür çatışmaları ve doğanın bahşettiği kaynakların paylaşımının insanlar arasındaki dil, din, ırk gibi çeşitli farklara göre yapılıyor olması insanı bu kati umutsuzluğa sürüklemektedir.

 

İnsanoğlunun boyalı kuşlara verdiği cezalar çok acımasızdır. Galileo Galilei dünyanın döndüğünü iddia ettiği için 1633 yılında Vatikan tarafından müebbet hapse mahkum edildi. Hallac-ı Mansur tanrı sevgisinin doruğunda “Enel-Hak” dedi ve küfürle suçlanıp taşlanarak öldürüldü. Bilimadamları, filozoflar, sanatçılarla çok kabardı bu liste ve bu kadarla da kalmadı. Dünyanın heryerinde yüzyıllar boyunca farklı ırktan, farklı dinden, farklı milletten azınlıklar acımazsızca katledildi. İnsanlık değişimden korktuğu içindir ki yüzyıllar boyunca farklı olana saldırdı durdu.

 

Ve canımız memleketimiz de dünyadan hiç geri kalmadı bu dışlama, yabancılama konusunda. Politik görüşleri beğenilmeyen sanatçılar, yazarlar tehdit edildi, vatandaşlıktan atıldı, suikastlere uğradı, yakılarak katledildi. Daha küçük örneklerini ise gündelik yaşamda izledik durduk. Bir uzun saçlılara saldırıldı, bir top sakallılara, köylü aşağılandı, rahat giyinen kadın taciz edildi. Farklı renklerde giyinmekten tutun da, eşcinselliğe kadar hemen her derecede farklılığa büyük bir saldırganlıkla cevap vermekte dünya toplumlarından hiç de geri kalmadık.

 

Motosikletli yaşam bir tercihtir. Motosiklete binmek bir ulaşım aracı kullanmanın ötesinde bir yaşam tercihi yapmaktır. Belki motosikleti olan herkes yaşam tarzını başından sonuna değiştirmiş ve motosiklet üzerinde yaşıyor değildir, ancak zihnen bir kabuğu yırtmıştır ve farklı olmayı baştan kabul etmiştir. Ölüm korkunla barışıp, toplumsal baskıya göğüs gerebileceğini hissettiğin anda artık çizginin öte yanındasındır. Sürekli motor üzerinde zaman geçirmiyor olmaman birşeyi değiştirmez, kuş artık boyanmıştır.

 

Motosikleti yaşamının bir parçası haline getirmek, herşeyden önce bu şekilde de yaşanabileceğini iddia etmektir. Hayatı eve kapanıp televizyondan seyretmeye itiraz edip, motosikletin üzerine atlayıp onu bizzat yaşamayı tercih etmektir. Motosiklete binmek bir hayale ulaşmak demektir, dünya kadar engelin arasından sıyrılmak ve bir zinciri kırmak. İşte o yüzden başka ulaşım araçları gibi bir araç değildir motosiklet. Arabaya gitmek istediğin yere ulaşmak için binersin, motosiklete ise yapmak istediğin şeye ulaşmak için. İşte bu sebepten sıradışılık motorcunun lanetidir ve yüzlerden, binlerden farklıdır motorcu. Ve toplum farklı olana saldırır.

 

Motorcu dostum, boyalı kuş! Sana herşeyin daha iyiye gideceğini müjdeleyebilmek isterdim, insanlığın daha anlayışlı hale geleceğini söyleyebilmek. Toplumun farklı olanı dışlayıp yok etmek üzere saldırdığı değil, fikirlerinden öğrenmek, ilerlemek üzere sarıp sarmaladığı bir dünyayı anlatmak isterdim sana. Ama malesef saldırıya uğramaya devam edeceksin. Kimi zaman serseri damgası yiyeceksin, gittiğin yerde taciz edilecek, durduğun yerde hor görüleceksin kimi zaman da. Ne yolda, ne kitapta trafik adam yerine koymayacak seni. Kimi zaman şerit değiştirirken üzerine kırılacak, kimi zaman da emniyet şeridine dalan bir medeniyetsiz tarafından hakların ve bedenin çiğnenecek.

 

Ama sen umudunu kaybetmeyecek ve farklı olmaktan vazgeçmeyeceksin. Unutma, bu dünyada güzel olan ne varsa hepsini farklı düşünebilenler yapmıştır ve insanoğlunu yalnızca boyalı kuşlar ilerletebilmiştir. Unutma ki Hallac-ı Mansur en büyük tanrı aşkıyla doluydu ve unutma ki Galilei haklıydı, bak dönüyor dünya!

 

Sana saldırdıkları zamanlarda umudunu kaybetme ve hep hatırla ki sen insanlığın karanlık değil aydınlık tarafısın. Sevilmesen, hor görülsen, dışlansan da ve hayatın tehlikede de olsa hayatı bildiğin şekilde yaşamayı bırakma. Doğru bildiğini yapmanın inadıyla başın dik, farklı olmanın gururuyla göğsün kabarık, yükseklerde uçmaya devam et boyalı kuş.

Murat Z. Özbilgi
Motoron Kasım - 2007



Yorum yazabilmek için üye olmanız gerekmektedir.



Son Haberler: Lazy Rider
02.09.08 Benim Adım Mavi
31.07.08 Benim Adım Siyah
03.07.08 Ölümle Dans Eden Adam
02.06.08 Değişim
07.04.08 İçinizdeki Motorcu
04.01.08 Son
30.11.07 Aşk Mektubu
05.11.07 Kalbim ege'de kaldı
05.10.07 Boyalı kuş
05.09.07 Motosikletli Kız
>> Arşiv
Fotoğraf Galerisi
2008 Türkiye Motokros Şampiyonası 4.Ayak
2008 Türkiye Motosiklet Pist Şam. ve Supermoto Şam. 3.Ayak
Emok Festival 2008
Hezarfen Motokros 2008
Enduro Testi Ağustos 2008


Ana Sayfa  Hakkımızda   Son Sayı   Editörden  Künye   Abonelik  2. El  İletişim  Yardım  Site Haritası  Tüketici Hakları  Gizlilik İlkeleri ve Güvenlik Politikası